Dünyalı Savaşlara Uzaylı Bir Bakış: Lektionen in Finsternis

Werner Herzog, özellikle belgesellerde , mevcut anlatım biçimlerinin (cinema verité, direct cinema) gerçeği ancak çok yüzeysel ve soğuk bir şekilde temsil edebildiğini (truth of accountants/muhasebecilerin gerçeği) ve hayatta bu yüzeysel gerçekliğin ardında filme yansıtılabilecek daha derin, daha özlü ve anlamlı bir başka gerçeklik olduğunu savunuyor. Ve bu hakikate herhangi bir anlatıda(sinema, edebiyat ve tüm güzel sanatlarda) ancak hayal ederek, uydurarak, yüzeysel hakikati çarpıtarak ve biçimlendirilerek ulaşılabileceğini iddia ediyor.(1)  Ulaşılan bu derin gerçekliği Ecstatic Truth (Sermest Hakikat) olarak adlandırıyor ve tüm filmlerinde, belgesellerinde farklı konuların ardındaki sermest hakikatleri gün yüzüne çıkarmayı amaçlıyor.

Lektionen in Finsternis (Lessons of Darkness, 1992) adlı bilimkurgu-belgesel filmi de Sermest Hakikat’in ne olduğu ve nasıl ortaya çıkarılabildiği konusunda gerçekten de ders niteliğinde bir yapım.

Not: Bu çizgiyi takip eden yazı filmin sürpriz gelişmelerini ele vermiş olabilir, vardıysa tabi.


Werner Herzog, filmin ilk karesinden itibaren gerçeklerle oynayarak izleyenlere başka bir gerçekliği göstermeye, sermest hakikati anlatmaya çalışıyor.

9f1aa61a5d55b55e0c08f9207c1d3a28

“Yıldızlar kainatının (evren) çöküşü – aynı yaratılışı gibi – görkemli bir güzellik içinde gerçekleşecektir.”   -Blaise Pascal

Çok güzel söz ancak sahibi Pascal değil Herzog. Çoğu kimse tarafından sahtekarlık olarak adlandırılabilecek bu… sahtekarlığı neden yaptığını şöyle açıklıyor Herzog:

“Neden bunu yapıyorum diye sorabilirsiniz. Sebebi açık ve teorik değil pratik kaygılardan kaynaklanıyor. Bu ‘alıntı’yı filmimin önüne koyarak seyirciyi ,filmin ilk karesini bile görmemişken, filme girmesi gereken üst bir mertebeye taşıyorum. Ve ben bu filmin yazarı olarak, filmin sonuna kadar bu seviyeden inmesine izin vermiyorum. Ancak bu üstün mertebede daha derin bir gerçeklik telakkisi mümkün olabilir: düz olgusal hakikatin düşmanı olan bir hakikat. Benim deyişimle, Sermest Hakikat (Ecstatic Truth).”(2)

Yani bu sahte alıntı ile biz izleyenlerin zihnini birazdan izleyeceğimiz görüntüler ne olursa olsun evrenin çöküşü(kıyamet) ve yaratılışı ile bir şekilde bağdaştırmaya tüm filmi bu alıntının çerçevesinde anlamaya zorluyor.

Peki sonrasında ne görüyoruz?

Yabancı binalar(?), ne içerdiği bilinmeyen bir sis ile kaplı sert yeryüzü şekilleri? Nereye getirdin bizi böyle Herzog? demeye kalmadan cevap veriyor: “Güneş sistemimizde bir gezegen.” Bu gezegen hangi gezegen, hangi güneş sistemi? Bunların önemi yok. Önemli olan bu gezegenin ve gezegende birazdan göreceklerimizin bizlere yabancı olduğu.

İşte o gezegenden bazı görüntüler:

 

Bu korkunç, karanlık görüntüler ne yazık ki “gerçekte” bu Dünya’ya, yaklaşık otuz sene öncesine ait. Birinci Körfez Savaşı sonrası koalisyon güçlerine yenilen Irak güçleri işgal etmiş oldukları Kuveyt’ten çekilmek zorunda kaldılar. Fakat “yakıp-yıkma taktiği” olarak giderken 700den fazla petrol kuyusunu ateşe verdiler. Neredeyse bir yıl süren yangınlar yaklaşık bir milyar varil petrolün yanarak havaya karışmasına ve dolayısıyla çevresel ve ekonomik krizlere sebep oldu. Olay yerine hızla intikal eden medya unsurları olayı bu şekilde; tarihin en büyük savaş suçlarından biri olarak ekrana taşıdı. Herzog’a göre ise bu facia “bir savaş suçu olmaktan öte kozmik boyutlarda bir olay, yaratılışın ta kendisine karşı bir suç”(2)idi. 

Bundan dolayı da içinde “dünyamıza ait olduğu anlaşılabilecek tek kare olmayan”, Kuveyt’in Saddam Hüseyin’in veya Körfez Savaşı ve taraflarının isminin bir kere bile geçmediği bu apokaliptik bilimkurgu filmi ile savaş olgusunu inceledi.(Kendisi sahiden de bu filmi bir belgeselden ziyade bilimkurgu filmi olarak sınıflandırıyor.(2))

Film boyunca; geçirdikleri travma sonucu konuşma yetilerini kaybeden savaş tanıklarıyla röportaj yapıyor, kullanılan işkence aletlerini arkeolojik bulgular gibi gösteriyor ve ekrandaki hiçbir insanı “insan” diye çağırmıyor. Yangınları söndürmeye gelen görevliler bile çoğu kez onları yabancılaştıran koruma giysileriyle gösteriliyor.

lektion

Ayrıca film boyunca Herzog’un sonradan seslendirilmiş yorumları dışında hiçbir konuşma da tam olarak insan sesi olarak anlaşılamıyor.

Çünkü burası Dünya değil ve çünkü onlar insan değiller.

Onlar bu yabancı gezegenin yabancı yaşam formları.

Çünkü tüm bu felaket tüm bu kötülükler insanların sebep olamayacağı kadar dehşet verici ve kötü. 

Çünkü insanlar kendi çıkarları için milyonlarca yıllık ev sahiplerine nankörlük; Doğa Analarına ihanet etmez ve Dünya’ya zarar vermezler.

fnsd,

Çünkü insanlar işin sonunda yine kendilerinin düzeltmek zorunda kalacaklarını bile bile yakıp yıkacak kadar şuursuz ve kısa görüşlü varlıklar değillerdir.

lessonslfsj

Çünkü tüm bunlara bu gezegenden yani kırılgan naif dünyamızdan kimse sebep olmuş olamaz ve çünkü insan dediğimiz değerli varlıkların bu feci sonuçları ve acıları ortaya çıkaracak hiçbir eylemle ilişkisi olamaz, olmamalı. 

antenler

İşte Werner Herzog’un “Lektionen in Finsternis”de ortaya çıkardığı Kuveyt’teki petrol kuyusu yangınlarının ardında saklanan “sermest hakikat”, karanlıklardan çıkardığı ders de bu :

Savaş ve Yıkım, insanlara, doğaya ve Dünyamıza özünde yabancıdır. Savaş olgusu ve Yıkım faaliyetleri insanlığa ve “Büyük İnsanlık İdealine” yakışmamaktadır. 

Gerçekten de filmin başından itibaren izleyenler o “üst mertebe”ye çıkarılmamış ve filmin sonuna kadar türlü “oyunlarla” o seviyede tutulmamış olsaydı anlaşılamayacak bir hakikat bu, ancak bu oyunların sarhoşluğunda erişilebilecek bir hakikat yani sermest hakikat, Werner Herzog’un alamet-i farikası. 

Ek: Taşını kendi kendine yokuştan aşağı iten modern Sisifoslar

13 bölüme ayrılmış filmin 12. bölümü “Ateşsiz Hayat”da ise iki yaşam formu söndürülmüş ama püskürmeye devam eden bir petrol kuyusunu tekrar ateşe verirken görülüyor. Nedeni şurada. Burada Herzog çok güzel bir soru soruyor:

“Ateşsiz hayat onlar için çekilmez hale mi geldi acaba?”

“Artık memnunlar, artık tekrar söndürecek bir şey var”

Böylece Fitzcarraldo(1982) filmindeki gibi “sonunda başarısızlık olsa bile insan hayatına anlam katan şey, bir amaç uğruna çalışmaktır” anlayışına tatlı bir şekilde el sallıyor.

Ek 2: Dinamitle söndürülen kuyu

Filmin bir bölümünde içine dinamit lokumları doldurulan bir varilin iş makinesiyle alev püsküren kuyunun üzerinde tutulup patlatılması ve bu patlama sonucu kuyu etrafındaki oksijenin dağılması ve yangının sönmesi gösteriliyor. Kuyunun kükremesinin bir anda kesilmesi bana çok etkileyici geldiğinden paylaşmak istedim.


Adı geçen filmler

Lessons-of-Darkness-images-a6c157e4-210c-4401-8ede-5b3645c20d0 (1)
Lektionen in Finsternis
(1992)
Yön: Werner Herzog
fitzcarraldo-19953-movieposter.1533 (1)
Fitzcarraldo
(1982)
Yön: Werner Herzog

 


Kaynakça:

  1. Minnesota Declaration, https://www.rogerebert.com/roger-ebert/herzogs-minnesota-declaration-defining-ecstatic-truth, 31 Nisan 1999
  2. On the Absolute, the Sublime and Ecstatic Truth, https://www.bu.edu/arion/on-the-absolute-the-sublime-and-ecstatic-truth/, 3 Haziran 2007

 

“Dünyalı Savaşlara Uzaylı Bir Bakış: Lektionen in Finsternis” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s